Özel Sözler

Fatih Sultan Mehmed

II. Mehmed veya Fatih Sultan Mehmed, (30 Mart 1432 – 3 Mayıs 1481) yedinci Osmanlı padişahı. Divan edebiyatında Avnî mahlasını kullanmıştır. Sultan II. Murad ve Hüma Hatun'un oğludur. İstanbul'u fethetmesinden sonra Ebû l-Feth (Fethin Babası) ve daha sonraki asırlarda Fâtih lakabıyla anılmıştır. İstanbul'un fethi, Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olmuştur.Bundan dolayı Fatih, "çağ açan hükümdar" olarak da tanınır.

Fatih Sultan Mehmed Sözleri

Ayrılıp gitmem mümkün değildir. Ya ben şehri alırım ya da şehir ölü yahut diri beni alır. Eğer imparator ayrılıp gitmek isterse kendisine Mora'yı bırakırım, dostluk antlaşması yaparım, oradaki karındaşına başka bir sancağı veririm. Ama şehire barışla girmezsem, savaşla girersem o zaman onu ve bütün soylu, ileri gelenleri ölümle cezalandırırım, geri kalan halkı köle olarak askerlerime dağıtırım. Bana ıssız da kalsa şehir yeter.
Baykuştan pervâmız yok, biz şahinler sürüsüyüz.
Ben dahi kabul ettim ki, Galatalıların ayinleri ve erkânları ne vechile olageldiyse, yine aynı üslûpla devam etsin.
Ceneviz tüccarları serbestçe gezip ticaret yapabilirler. Yeniçeri ordusuna katılmak üzere, çocuklarını almayacağız. Dinimizi kabul etmeyenlere karşı asla cebir kullanmayacağız.
Din ile imanın akıl ve anlayışını sıkı tutmak gerekir. Yoksa ey Müslümanlar, o kiliseyi gören olabilir kâfir hemen!
Düşmandan yüz çevirmek korkaklıktır. Benim ikbalim yücedir. Talihsizlik ise düşmanın nasibidir.
Düşmanı tanımak, tehlikeyi bertaraf etmek demektir.
Eğer padişah siz iseniz, devletimizin bu zor gününde ordumuzun başında olmamanız törelerimize uymaz. Yok, eğer padişah ben isem, size emrediyorum, geliniz ve derhal ordularımın başına geçiniz!
Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın, ya ben seni alırım!
İstanbul'un fethi sırasında
İmkanın sınırını görmek için imkansızı denemek lazım.
İmparatoruna söyle, benim kudretimin ulaştığı yere onların hayalleri bile ulaşamaz!
İstanbul'un fethi için hazırlıklar sürerken kendisini caydırmaya çalışan elçilere verdiği yanıt.
Kayserlerin sarayına örümcekler ağlarını örmüşler, Efrasiyab'ın kulelerinde bir baykuş ötüyor.
Kimsesiz bir kimse yok herkesin var kimsesi,
Kimsesiz kaldım medet ey kimsesizler kimsesi.
Sırrıma sakalımın bir tek telinin vakıf olduğunu bilsem, sakalımı kökünden keserim.
Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.