Özel Sözler

Oğuz Atay

Oğuz Atay (1934, - 13 Aralık 1977), Türk yazar. 1957 İTÜ İnşaat Fakültesi'nden mezunu oldu. Üç yıl sonra Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. 1975'te doçent olan Atay, Topografya adlı bir de mesleki kitap yazdı. Yayınlanan 7 eseri arasında en çok bilineni 1973'te yayınlanan Tutunamayanlar'dır.

Oğuz Atay Sözleri

Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum. Sanki hayat, işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor.
Bana yaşamayı öğretmediler. Daha doğrusu, bana her şeyin öğrenilerek yaşanacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini öğretmediler. Ben de kolayca razı oldum bana öğretilen bu yanlışlara. İnsan, kendi bulurmuş doğru yolu. Ben bulamazdım. Bana, başkalarına gösterdikleri basmakalıp yolları öğrettiler. Başka türlü bir itinayla tutmalıydılar beni. Daha fazla değil, farklı.
Başka akıllar bize yük.
Beklenen hep geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor.
Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum.
Ben, senin bilinçaltı karanlıklarına ittiğin ve gerçekleşmesinden korktuğun kirli arzuların, ben senin bilinçaltı ormanlarının Tarzan'ı! Yemeye geldim seni. Benden kurtulamazsın. Ben, senin vicdan azabınım!
Beni anlamalısın çünkü ben kitap değilim. Çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.
Beni anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı.
Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma, boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna.
Biliyor musun Olric, benim bir çok dostum var.
Görüyorum efendimiz, hepsinin sırtınızda izleri var.
Biliyor musun Olric?
Neyi efendimiz?
Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı.
Neden efendimiz?
Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim?
Biliyor musun Olric? Artık yalnızlığı bile çok seviyorum, sırf onun eseri diye.
Bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım. Mürekkeple yazmışlar oysa. Ben kurşun kalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım.
Bir yerde söz biter. İki kişi karşılıklı kendini tekrarlamaya başlar. Yeni başlayan ilişkiler bile eşkir böylece. Hemen kaçacaksın ki aklın orada kalsın.
Bize öğretilen her söze inandık. Yasaktır dendi, kandık. Hep girilmez levhalarına aldandık, bu tutulan yol yanlıştır bize.
Bizi başkaları anlamaz sevgi. Başkalarının aklı başkadır. Bu yüzden ikimizi hep garip bakışlarla süzmüşlerdir. Şimdi beni de garip, bakışlarla süzenler var. Ben onlara aldırmıyorum. İnsanların beni beğenip beğenmemeleri umurumda değil artık. Ben kendimi tanımakla ilgiliyim.
Bu düzmece oyun sona ermeli. Kendi benliğimizi bulmalıyız. Yol verip yakarmaktan vazgeçmeliyiz. Rüyalarımızı gerçekleştirmeye çalışmamalıyız, gerçekleri rüya yapmalıyız. Çelişikşiz dikensiz ve düzgün rüyalarımızı yaşamalıyız. Sözümüzün eri olmalıyız; kırılacak kafaları kırmalıyız. Bize acınmadığı için acımamalıyız.
Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır.
Can çekişmek nasıl bir şey bilir misin Olric?
Hayır efendimiz, nasıl bir şey?
Ona söyleyebileceğin o kadar şey varken susmaktır Olric.
Çok yükseğe çıkamam; bende yükseklik korkusu var. Kimseyi yarı yolda bırakamam; bende "alçaklık" korkusu var.