Özel Sözler

Şems-i Tebrizi

1185 - 1248 yılları arasında yaşamış Fars, İslam alimi ve mutasavvıf. Mevlana'nın gönül dünyasında büyük değişiklikler yapmış kuvvetli bir alimdir.

Şems-i Tebrizi Sözleri

Alim iken arif oldun, peki aşık olmaya namzet misin?
Allah senin kapından aşk sarayına bir insan alacaksa, o insana sen nasıl ben seni sevmiyorum dersin?
Anladım ki: İnsanlar;
Susanı korkak.
Görmezden geleni aptal.
Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar.
Oysa ki; biz istediğimiz kadar hayatımızdalar.
Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar.
Aşık odur ki, Allah'tan aldığı aşk emanetini Allah'a verir. Aşk mezhebinde her şey yüce Aşk'a kurbandır.
Bir gül kadar güzel ol; ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma.
Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta.
Bu nicelik ve nitelik dünyasının ucunda,
Dertli sesiyle konuşan bir adam durmakta!
Gözü kartallarınkinden bile daha keskin,
Yüzü şahididir gönül ateşinin.
İç ateşinin yakıcılığı artıyor her zaman,
Arzuyla dolu bir ruhtan, yanan bir avuç topraktı.
Aşk ve sarhoşluktan nasipsiz bilginler,
Tedavi için nabzını hekim eline verdiler.
Dostluk gül olmaktır, yaprağı ile de dikeni ile de.
Eğer susarsan konuşman daha aydınlık olur. Çünkü sükutta hem sessizliğin ışığı, hem de konuşmanın faydası gizlidir.
Elalem şarap içer sarhoş olur, biz aşk ehliyiz içmeden sarhoş olmuşuz.
Ey aşk! Sen öyle bir kişisin ki, dünya tokları, senin vuslatının açlarıdır.
Ey Celaleddin talipsen yüreğime, yalnızlığını adayacaksın bana.
Ey Gönül! Şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?
Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim. Gör bakalım ateş mi seni yakar, sen mi ateşi ?
Gençliğimde aradığımı yaşlılığımda buldum, neylersin. Ya ben erken geldim ya sen geç kaldın vuslata, neylersin. Kader!
Hak yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil.
Hakiki dost Allah gibi mahrem olmalıdır. Dostun çirkinliklerine, hoşa gitmeyen hallerine tahammül etmeli, hatasından incinmemelidir. Dosttan yüz çevirmemelidir, dosta itiraz etmemelidir. Nitekim rahmeti bol olan Allah kullarının ayıplarından, günahlarından, noksanlarından dolayı onlardan yüz çevirmez. Tam bir inayet ve şefkatle, onlara rızkını verir. İşte garazsız, ivazsız dostluk budur.
Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmadığını?
Her insan için bir aşık olma zamanı vardır, bir de ölmek zamanı.
Her şey insanoğluna feda iken insanoğlu ise kendine cefa olmuştur.
  • 1
  • 2