Özel Sözler

Sunay Akın

Şükrü Sunay Akın (12 Eylül 1962), şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu.

Sunay Akın Sözleri

"Giydikçe açılır" diyen tezgahtar "uzadıkça şekil alır" diyen kuaför ve "zamanla unutursun" diyen arkadaş; Bunların hepsi aynı örgüte üye.
90 - 60 - 90 'ı herkes bilir. Elbette ki vücut ölçüleri. Ama birde 200 - 70 - 60 var. Unutmayın bu da tabut ölçüleri.
Aramıyorum. Ne bebeklik, ne çocukluk günlerimi , neden arayayım? O günlerde sen yoktun ki.
Artık ne sıradaki parça sen ol, ne de bana gel; Bence sen biraz dürüst ol ve önce kendine gel.
Aşk sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe, insanlarda onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler.
Aşk; bir bakıma sobaya dokunmak gibidir. Bir defa yanarsın, izi kalır. Sonra bir daha dokunmazsın sadece yanına yaklaşırsın.
Bazen başını alıp gidebilecek kadar cesur; Ve bazen kalıp herşeye göz yumacak kadar yürekli olabilmeli insan.
Bazen dünyanın en zor mesleğidir: Kendi duygularına tercüman olmak.
Bazen susmak gerekiyormuş, bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına. Anlamaya çalışmak saçmalık! Anlamadan yaşamak gerekiyormuş. Ama bazen unutmak gerekiyormuş, unutulma pahasına. Zaman değilmiş gideni getiren, aslında zamanmış var olanı götüren.
Bazen unutmak gerekiyormuş, unutulma pahasına. Çünkü zaman değilmiş gideni geri getiren, aslında zamanmış var olanı götüren.
Belki aradığını bulamamış olabilirsin bende; ama unutma ki, bende bulduğunu bulamayacaksın hiç kimsede.
Ben yaşadıklarımın hiçbirini unutmam, evet yeri gelir susarım; Ama bir gün öyle bir giderim ki, kaybedeceğim hiçbir şey olmaz!
Beni senin gibi bir de annem terketmişti ki göbeğimde durur onun yokluğundan bana kalan çukur.
Biliyorum yarınlarım dünden farksız. Hayat mı bana küstü, ben mi ona küstüm hatırlamıyorum ama, şu aralar fena dargınız.
Bir bavul dolusu cümle var defterimde... Yara bandı tutmayacak kadar derin tümcelerim sen yollarına 29 harfle acı döşeyen birine "yara" değil de "yar" diyebilir misin?
Bir gün diyorum. Bir gün gelecek ve uyanınca ilk aklıma gelen sen olmayacaksın.
Bunca kalp kırıklıklarına rağmen küçüklüğümde yaptığım gibi rüzgarı arkama alıp bağırmak istiyorum hayata: Acımadı ki!
Büyüdüm artık... Anladım ki, masallardaki kadar masum değilmiş hiç kimse. Sevmek acıtıyor, gitmek alışkanlık olmuş ilişkilerde!
Çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalamam gözlerine.
Çocuk değilim artık, büyüdüm. Biraz yorgun, biraz kırgınım yine de. Yeter artık! Giden yolunu, kalan yerini bilsin sadece.