Özel Sözler

Yılmaz Erdoğan

Yılmaz Erdoğan (4 Kasım 1967), oyuncu, yazar ve yönetmen.

Yılmaz Erdoğan Sözleri

Adam gibi sevmelerin yasaklandığı bir yerde, ne kadar seversen o kadar acı çekersin. Sonra mı? Çektiğin acıyla kalırsın işte.
Anladım ki ağaçlar, toprağa acı verdikçe büyüyorlar.
Artık zaman bile yetmiyor yaşadığımızı sanmaya.
Aslında geçmiş zaman 3'e ayrılmalı sadece: Di'li geçmiş, Miş'li geçmiş ve Tüh'lü geçmiş zaman olmak üzere.
Aşkım derler ya hani hiç bitmeyecekmiş gibi. Sanki aşktan anlarlarmış gibi. Sanki "aşkım" dedimi aşık olunabilirmiş gibi...
Aşkın her halini gördüm! O yüzden artık ne hali varsa görsün!
Bazen sen bile "vay be!" dersin kendine; tek satırlık adamları nasıl roman yapmışım gönlüme.
Belki de sen haklısın, gitmek en kolayıdır aslında; ama gittiğin yerde aradığını bulamazsan, dönmek koymaz mı insana.
Ben bardak kırsam "sakarım", annem kırsa "nazar". Babam kırsa "o bardağın orda ne işi var".
Ben de bilirdim gitme demeyi; ama morgta yatan bir cesede, kalk gidiyoruz demek gibi bir şey olurdu bu.
Ben giderken en çok seni götürdüm.
Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim.
Ben, senin için "belkiydim". Sen benim için "keşke". "Belki" seviyordur diye "Keşke"lerim ısrarcı bu gece...
Bende sana yetecek kadar ben kalmadı.
Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık olmak içinse erken...
Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey.
Bir uykunun en güzel yanı seninle uyanmaktır. Senden uzak bir uykuyla kandıramıyorum hiçbir geceyi.
Birisi bana n'apıyorsun diyince, kısık bir sesle "Hiç" diyorum. Kimse anlamıyor; H'ayatın İ'çinden Ç'ıkamıyorum.
Biz, aynı tavla tahtasında farklı iki pul gibiyiz. Öyle ya, Birbirimizi kırmadan oyunu bitiremeyiz...
Boşversene! Aşk mı kaldı artık. Herkes gördüğünü sever olmuş. Ne olduğuna değil, ne verdiğine bakar olmuş.